TheDarkCode etkinlik serisinin ikinci buluşması İzmir Çeşme de gerçekleşecek. Music Production Workshops & Cinema Dark gibi farklı aktiviteleri de içerisinde barındıran bu halloween konseptli parti aynı zamanda sezonun son buluşması anlamına geliyor. Yurtdışından çeşitli DJ'leri de ağırlayacak olan TheDarkCode ekibi neden haloween 'i kutladığını ve cadılar bayramı hakkında tarihsel bilgileri şu satırlarla dile getiriyor. İnsalık tarihi boyunca bir çok davranış, yaşam ve kutlama biçimi gelenek haline gelmiş, gelenekler ve kutlamalar, zaman, toplum yapısı ve teknoloji ile her çağda yeniden şekillenmiş ve farklı biçimler almıştır. Kökeni şamanik ve antik pagan geleneklerine dayanan, Samhain adında bir Kelt hasat festivali olan ve geçen zamanla, farklı kültürlerdeki farklı yansımalarıyla anlamı yer yer değişerek bugüne dek gelen Halloween (Cadılar Bayramı) da böyle bir kutlamadır. All Hallows' Eve ya da All Saints' Eve denen ve “Tüm Kutsalların Akşamı” anlamına gelen bu isim zamanla 'Halloween'e dönüşmüştür. Bu festivalin 'Cadılar Bayramı' olarak anılmasının nedeni ise kutlamalarda kullanılan kostümler ve kötü ruhların defedilme niteliğidir. İngilizcedeki cadı anlamına gelen 'witch' kelimesinin kökeni 'wicce' ve anlamı bilge kadındır. Bu kadınlar, şamanlar gibi bir zamanlar sözü dinlenen saygın kişilerken dinin ve kilisenin baskısıyla toplumda istenmeyen insanlar haline gelip yakılarak öldürülmeye başlanmışlar. Halloween adı ve yapısı değişse de her yıl 31 Ekim'de kutlanır. Bu tarih hasat mevsiminin bittiği gün olarak bilinir ve tek geçim kaynağı toprak olan dönem insanları için hasatın yani aslında bir yılın bitişi ve yeni bir sezonun başlangıcı olarak görüldüğünden, Ocak'ta başlayan modern zaman yeni yılından çok daha mantıklı bir yeniyıl tarihidir. Samhain, Antik paganizm'de yıl başı, yıl döngüsünün son ve ilk günüdür. Bilge yaşlı kadın rolündeki tanrıçanın ölüp kendi kalıntılarından bebek olarak tekrar doğuşu olarak sembolize edilir. Doğa döngüsünün hasat dönemine denk gelmesi de, 'ölü kalıntılarının' doğal geri dönüşümle topraktaki gebelik sürecinin (ekin büyümesi) sonunda hasat edilerek 'yeniden doğmasını' , bütünden kopan parçanın olgunlaşıp bütüne dönmesini sembolize eder. Ölümün ve doğumun, sonun ve başlangıcın günüdür. Bu kutlamalarda aynı zamanda, hasat sezonu iyi geçmeyen çiftçilerin, suçu “kötü ruhlar” a atmasıyla, muhtemel kötü ruhların kaçırılması için ateşler yakılır, maskeler giyilir ve yaklaşan kış aylarına hazırlık için kestikleri hayvanların kemikleri meydanlarda yaktıkları büyük ateşlere atarak çıkan koku, dansları ve müzikle bu ruhlar uzaklaştırmaya çalışılırdı. Günümüzde Cadılar Bayramı'nda giyilen 'korkunç' kıyafetlerin ve ilginç ev süslemelerinin aslı, bu geleneğe dayanır. Geçmişte İrlandalılar, İskoçlar ve Galliler tarafından İngiltere'de kutlanmaya başlanan Cadılar Bayramı, 19.yüzyılda Kuzey Amerika'ya göçenler tarafından da devam ettirilmiş ve böylece Amerikan topraklarında da kutlanır olmuş. Amerikalılar tarafından çok sevilip benimsenmesiyle birlikte her geçen yıl daha şaşalı kutlamalara sahne olan Cadılar Bayramı, zamanla Hristiyanlığa adapte edilerek, Azizler Günü'nün arifesi olarak kabul edilmiş. Böylece Cadılar Bayramı'nın Pagan kökleri zamanla unutulmuş ve 20.yüzyıla gelindiğinde doğduğu topraklarda bile bir Amerikan popüler kültürü olarak tanınmaya başlanmıştır. Orta Çağ Avrupası'nda tek tanrılı dinlerin yaygınlık kazanmasıyla pagan geleneklerinin çoğu dışlanmış, bitkiler ve iyileştirme ile uğraşan kadınlara cadı damgası vurulmuş, büyünün yasaklanması ile 'cadılık' özelliği taşıyan binlerce suçsuz kadın katledilmiştir. cadılık, büyü ya da bitkilerle alakalı olmayan kadınlar da ufak tefek sebeplerle , erkek egemen ve tek tanrılı dinlerin egemen olduğu toplumlar tarafından öldürülmüştür. Bugün hala kimi ülkelerin kimi bölgelerinde görebileceğimiz kadına düşmanlığın kökeni Orta Çağ Avrupası'ndan da önceye dayanıyor. Yine de en büyük toplu kadın katliyamları bu tarihte olmuştur. Peki Biz Halloween'i neden kutluyoruz? Cadılar Bayramı korku üzerine inşa edilmiş bir bayram. Ama günümüzde korkmaktan çok eğlenmek için kutlanıyor. Diğer kültürlerde farklı anlamları, kutlanma biçimleri olsa da, günümüz Psychedelic Kültürü içinde aslında Halloween'in bugüne dek dekor konsepti olması dışında spesifik bir niteliği olmamıştır. Ancak Psychedelic Trance içinde dallanıp budaklanarak başlı başına bir ana türe dönüşen Dark Trance müziği incelediğimizde kullanılan sesler, atmosfer ve kurgu bakımından korku temasını oldukça güçlü şekilde sunduğunu görebiliriz. Bu yüzden tarzımızı sembolik olarak yansıtacak ve Dark sanatların anlamını yeniden düşünmemizi sağlayacak bir gün olarak Halloween'i seçtik. Korku, insanın en ilkel ve güçlü hislerindendir. Metafizik ve mistik dünyalara ait hisler, tıpkı huzur ve mutluluk hissi gibi bir ihtiyaçtır. Bilimsel analizler net göstermiştir ki, sağlıklı bir beyin korku duygusu gelişmek zorundadır. Korkunun insanları en kolay etkisi altına alan duygu olduğu bir gerçek. Bir çok sanat dalı korku temasını farklı biçimlerde işlemiş, tarih boyu insanlar korku, tedirginlik, öfke gibi duyguları boşaltmak için sanatı kullanmıştır. Bir çok sanatın çıkış noktası olan Tiyatro'da 'Katharsis' kavramı, izleyenin kendini tehlikeler altındaki kahramanın yerine koyarak boşalttığı güçlü bir duyguyu ifade eder. İlk gerçek örnekleri Tragedyalar olan tiyatro gibi bir çok sanat, olumsuzu göstererek izleyiciyi olumluya yönlendirir. Bir çok underground müzik türü sert tonları, metalik, korkutucu, gürültülü sesleri birer uyarıcı olarak kullanmıştır. Tiyatro'da yaşanan Katharsis hisse en yakın ve belki de daha güçlüsü, sert müzikler dinleyen insanların dans esnasında boşalttıkları enerji ve duygu yoğunluğudur. Tüm güzel duygular gibi, insanın kötü olarak değerlendirdiği olumsuz duygular da insan varoluşunun bir parçasıdır ve sanatla deneyimlenmediği, dışa vurulmadığı ve anlamlandırılmadığı sürece kişinin gerçekten kötülük yapmasını sağlayabilecek duygu karmaşalarına dönüşebilir. Kimi Psychedelic Trance dinleyicisi için Dark Trance fazla sert ve fazla hızlı kabul edilip zaman zaman eleştiri konusu olmuştur. Ancak bu kadar 'sert ve korku dolu' olan bir müziğin deneyimlenmesi sırasında, kendini müziğe vererek dans eden ya da dinleyen kişi bir trans durumuna girerek duygusal bir arınma yaşar. Bu da tıpkı bir katharsistir. Dahası tedirgin edici seslerin bilinç altında yarattığı etki, aslında düşünülenin tersidir; beyin bazı uyarıcı seslerle kendini gerçek olmasa da bir tehlikenin içinde hisseder, böylece kendini korumak için daha aktif çalışmaya başlar. Bu tarz müzikler dinleyen kişilerin de zamanla beynini daha aktif kullanacağı bir gerçektir. Halloween'in korku teması ve geçmişten günümüze değişen anlamıyla, Dark Trance müzik türü ile küçük de olsa bir ilişkisi olduğunu, atmosfer, dekor ve anlatım biçimi olarak bir uyum yakaladığını düşünüyoruz. Tarih ve konsept olarak seçtiğimiz Halloween, aslında yansıtmak istediğimiz Dark Trance kültürünü besleyen bir sanatsal bakış açısı getirdi. Müziğin yanında, dark sanatlarla uğraşan, dark ve korku temalı dışavurumlar yapan görsel ve plastik sanatlardan işlerin sergileneceği bir Dark Art Galerimiz ve korku sinemamız bulunacaktır. Böylece “Dia De Los Muertos (Ölüler Günü) Halloween” adıyla oluşturduğumuz etkinlikte korku temasının farklı sanat dallarındaki işleniş biçimlerini inceleme şansımız olacak. Bir çok yazar ve düşünür tarafından yaşadığımız yüzyıl bir 'korku çağı' olarak nitelendirilirken aslında bu çağın bilgi ve iletişim, hatta bir fikir 'çağı' olduğu unutturulmak isteniyor. Gerçeği fark eden sanatçılar olarak korkuyu doğru anlamlandırmak ve işlemek bizim elimizde. Dayatılan sistemlerin gerçek yüzünü fark etmek ve hayallerimizden, rüyalarımızdan vazgeçmeden korkudan güç almak zorundayız. Umarız ki, sanatın yöntemlerinden biri olan olumsuzu göstererek olumlama, korkuyu göstererek cesaret kazandırmayı sağlayabilir ve aslında korkuyu dostumuz olarak görebilmeyi ve yaratıcı gücünü fark etmeyi başarabiliriz. TIMETABLE Cuma 18.00 - 20.00 Pack 20.00 - 22.00 Vortex Z 22.00 - 00.00 Omar Cromaniac Cumartesi 00.00 - 02.00 Mhakavaya LIVE&DJ 02.00 - 04.00 Shunpo LIVE&DJ 04.00 - 06.00 Erf LIVE&DJ 06.00 - 08.00 Holymania 08.00 - 10.00 Dready 10.00 - 12.00 Berserker 12.00 - 14.00 Flexible Spirit 14.00 - 16.00 Gypsydelics 16.00 - 18.00 Sir@ 18.00 - 20.00 Gamma Goblin 20.00 - 22.00 Saki 22.00 - 00.00 Malkuth Pazar 00.00 - 02.00 Fortyfive 02. 00 - 04.00 Varazslo 04.00 - 06.00 Psycore25 06.00 - 08.00 oxomo 08.00 - 10.00 Kaynak 10.00 - 12.00 Amin Mirzai 12.00 - 14.00 Digital Zagros 14.00 - 16.00 I-Touch 16.00 - 18.00 - Noise Grower 18.00 - 20.00 -Magic Dark 20.00 - 22.00 - Selix DARK ART GALERY "Nightmare" Genel konseptin Halloween olduğu bu etkinlikte, farklı sanatlardan dark örnekler vermek istediğimiz için, bu kez de dark bir art galeri tasarladık. Galeri için seçtiğimiz tema “nightmare – kabus” aslında bir Halloween ve korku alt teması olarak da karşımıza çıkar. Kabuslar, üzüntülü bir hayat, suçluluk, bilinç bulanıklığı ya da şaşkınlık durumunun yoğun yaşanması nedeniyle görülür. Teori'ye göre, beynimiz simüle ettiği rüya ortamında, kişinin yıkıcı duygulara ve kötü olaylara tepki vermesini pratikleştirir. Normal hayatta karşılaşacağımız bu durumlara psikolojik olarak hazır olmamızı sağlar. Tıpkı bir çok sanatın bize bu duyguları aslında gerçek bir tehlike olmadan yaşatması ve sorunlara karşı daha dayanıklı olmamızı sağladığı gibi. Psikoloji de, uyku sırasında görülen düşler ve kabusları incelemek ve anlamlarını araştırmak, insanların bilinçaltına inerek onların arzular ve korkularının kaynağına ulaşmak için bir yöntem sayılır. Bu gizemli ve anlaşılamaz bilinç durumları Carl Jung, Freud gibi bir çok psikiyatr ve düşünür tarafından incelenmiştir. Bilinçaltını dolayısı ile rüya ve kabusları araştırmak, gerçeküstücü sanat akımı gibi bazı akımlarda merkezi rol üstlenmiştir. Kabuslar çağlar boyunca sanatçılar için ilham kaynağı olmuştur. Carl Jung “Genel bir kural olarak, bir olayın bilinçdışı yönü rasyonel bir düşünce değil sembolik bir imaj olarak bize rüyalarda gösterilir” der. Bu bakımdan rüyaların ve kabusların dili, sanatın sembolizasyonuna oldukça yakındır. Rüyalardaki dil gündelik yaşamda kulandığımız rasyonel dilin gramerine sığmaz. Bu yüzden rüya yada kabusları anlatmanın en iyi yolu sanattır diyebiliriz. Kabuslar üzerine resimlerden, romantizim temsilcilerinden Henry Fuseli'nin kabus tablosu bir başyapıt kabul edilir. Elias Howe, rüyasında ellerinde mızrak olan yamyamlar tarafından kovalandığı rüyasının ardından Rüyasında gördüğü bu mızraklardan esinlenerek dikiş makinesindeki iğneleri icat etmiştir. Mary Shelley’in Frankestein’i ve Robert Louis Stevenson’un Jekyll and Hyde’i, yazarların gece gördüğü kabuslar üzerine şekillenmiştir. Sinema'ya korku filmleri ile giren kabuslar, sanatın her dalında etkili olmuştur. Düşlerin karanlık tarafına daha fazla önem veren Grotesk sanat üslubunun kökeni kabuslarda bulunur. Sanatta böyle bir yaklaşımın örnekleri, tüm kültürlerde ve tüm tarih boyu rastlanabilir. Grotesk sanat, anormalin garip olması ve dehşet vericiliğiyle alışılmış gerçeği bozarak, normal olan her şeyin sınırını aşmaya çalışır. Başvurduğu bu yöntemle de sanatsal orjinalliği hedefler. Geçmişte ve günümüzde yapılan bir çok dark sanat aslında grotesk bir yapı ya da anlatım biçimi kullanmaktadır. Bu sergide bulunacak işler, 'nightmare – kabus' teması göz önünde bulundurularak tasarlanmış, fotoğraf, resim, kolaj, illüstrasyon, heykel ve video art gibi plastik ve görsel sanat dallarından örneklerdir. Sergi, 27 Ekim günü, etkinlik alanındaki tarihi kalenin içinde bulunacaktır. Saat 17.00 – 18.00 arasında, müzik sahnede başlamadan bir saat önce canlı noise soundlar eşliğindeki galeri açılışına hepinizi bekliyoruz. KORKU SİNEMASI Korku insanın temel heyecanlarından biridir ve bir tehlikenin öngörülmesiyle başlar. Korku karşısında insanın verdiği tepkiler, kültürel kalıpların etkisine, uygarlık ve eğitim seviyesine göre değişir. Sinemanın ilk örnekleri izleyicide büyük korku uyandırmıştır. Bu nedenle sinemanın “Büyük Tren Soygunu” ya da “Trenin Gara Girişi” gibi ilk örneklerini, ilk korku filmleri olarak kabul etmek gerekir. Toplumsal yaşamın tarihsel süreç içinde gösterdiği değişimlere paralel olarak ortaya çıkan kaygılar sinemada kendini ifade edebileceği geniş alan bulur. Korku verici gelşimelerin, değişimlerin veya toplumsal çözülmelerden duyulan korkuların, canavarlara yaratıklara yansıtılan metaforlarla anlatılması ve merak uyandıran bu ‘kötü güçlerin’ korku ve bilim-kurgu filmlerinin sonunda genellikle yok edilmesi ile, bozulduğu, hasara uğradığı düşünülen kültürel düzenin, yeniden kurulması ve onarılması gerektiği ifade edilmiş olur. Sinemada büyük yere sahip olan korku teması, bir tema olmaktan çıkmış ve ‘Korku Filmi’ dediğimiz bir türe dönüşmüştür. Bu bakımdan aslında korkuyu en çok kullanan sanat dalı sinemadır diyebiliriz. Dark sanatlardan örnekler sergilediğimiz bu etkinlikte, Korku sinemasına da bir yer vermek istedik. Korku sinemasının ilk örnekleri, kült korku filmleri, hatta fantastik ve sıradışı filmleri de göstereceğimiz bu mini sinemayla, şömine yanında, ev ortamında film izleme keyfini sizlere yaşatmak istiyoruz. TheDarkCode ekibinin enerjisini hissetmek için sonik kalitede ki sahnesinde buluşmak üzere.

 

Etkinlik galerisi

Yorum Yap